Yüksek Mimar Serdar İnan

ALTIN ÇAĞ PROJELERİ VE İNŞAAT ÜZERİNE RÖPORTAJ

 

 serdar-inan-inanlar-işaat-mimar-serdar-inan

 

 

 

 

 

 

 

YÜKSEK MİMAR  SERDAR İNAN
YÜKSEK MİMAR  SERDAR İNAN  İLE  ALTIN ÇAĞ PROJELERİ VE İNŞAAT ÜZERİNE RÖPORTAJ 
SERDAR BEY KARİYERİNİZDEN VE İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ŞİMDİYE KADAR YAPTIĞINIZ ÇALIŞMALARI ANLATIRMISINIZ?
1965 yılında İstanbul’da kurulan ve bugüne kadar İstanbul genelinde tamamlanmış 220’nin üzerinde projeye imza atan İnanlar İnşaat, doğru yaşam alanları inşa etmeyi birincil amaç olarak belirlemiştir. Metropollerdeki yeni yaşam eğilimlerine doğa içinde müstakil konforundaki butik siteler ve şehrin kalbindeki rezidans projeleriyle 47 yıldır markalı projelerde öne çıkmayı sürdürmektedir. Mimarinin kültürleri etkilediğinin bilinci ve sorumluluğuna dikkat çekerek, İstanbulu 21. yyla imza atacak projelerle donatmayı, yaşamsal çözümlerle kente ve insana değer katmayı sürdürmeyi hedefliyoruz.
SerdarInanKapak
TÜRKİYE’DE KONUT VE İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN GELECEĞİNİ NASIL GÖRÜYORSUNUZ, DÜŞÜNCELERİNİZ VE ÖNERİLERİNİZ NELERDİR?
Son iki yıla oranla bir miktar azalma olsa da, mütekabiliyet ile toparlanma başlayacaktır.  Biz İnanlar olarak bu yıl beklentilerimizin üzerinde satış yapıyoruz.
Yasalar çıkıyor ama maalesef verimli olamıyor. Son dönemde 3 önemli yasaya kavuştuk. 2B yasası çıktı ancak bankalar kredi vermiyor. Mütekabiliyet yasası çıktı ancak arazi satışı yanlış ve maksimum 3 günde elde pasaportla tapu almalılar. Kentsel Dönüşüm yasası çıktı, ona da kaynak lazım. Yasalar çıkıyor ama uygulamalarda problemler oluyor. Benim düşünceme göre sektörde 10 adet A klas, 30 adet B klas ve 20 kadar da amatör ama yukarıyı zorlayan firma mevcut. Toplam 60 kadar. Yakın zamanda 10 A ve 10 B olacaktır. Bu gruptan 3 firmada en büyük olarak değişime uğrayacaktır. Diğerleri yarışı tamamlayamayacaklar. Bu noktada geleceği iyi planlayanlar kazanacak. Çok ilerileri görmemiz gerekiyor.  Sektör gelecekte çok farklılaşacak, bu kesin. Yaptıklarımıza söylediklerimize bakarsanız ve bizi izlerseniz bunu rahatlıkla anlarsınız.
ASLEN ERZİNCANLISINIZ. ERZİNCANLI OLMAK NASIL BİR DUYGU VE HEMŞEHRİCİLİK YAPMA HAKKINDAKİ GÖRÜŞ VE DÜŞÜNCELERİNİZ ?

1965 Erzincan doğumluyum.  Anadolu çocuğu olarak İstanbul’a geldim; Robert Koleji kazanıp gidince kültürel bir farklılık yaşadım. İnanlar olarak gerçekleştirdiğimiz 220 projenin biri hariç hepsini İstanbulda yaptım. Hemşericilik konusuna gelince; Erzincanda eğitime hizmet amacıyla Terzi Baba Kolejini yapacağım.Proje ve ön çalışmalar başlatıldı.

SON DÖNEMDE KAMUOYUNDA SES GETİREN PROJELERİNİZ OLDU; KANAL İSTANBUL VE İSTANBUL HIZLI TREN PROJELERİ , SİZCE  NEDEN BU KADAR ÖNEMLİ PROJELER SADECE İSTANBUL’A YAPILIYOR. İSTANBUL GEREK KÖKLÜ TARİHİ, GEREK COĞRAFİ VE SİYASİ KONUMU İLE  GEÇMİŞTEKİ ÖZLENEN O ESKİ  İSTANBUL’A KAVUŞABİLECEK Mİ ?
MARMARA RING_1 .jpg

hizlitren.jpg

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Altınçağ projelerimizden ilk 3ü olan Tac-i İstanbul, Marmara Ring ve HavvAdanın lansmanlarını yaptım.Balkanlar, Kuzey Afrika, Orta Doğu, Orta Asya ve Kafkasların coğrafi ve kültürel merkezinde yer alan İstanbul, 40a yakın ülkenin ekonomi, siyasi ve sanat merkezi haline geliyor. Bu mana da dünya ülkelerinden alıcılar akın akın yabancı fuarlara katılım gerçekleştiriyor.

2B, mütekabiliyet, kentsel dönüşüm ve Başbakanımızın İstanbul için açıkladığı 2 yeni şehir projeleri ile İstanbul gelişime hazır hale geliyor.

Kanunların çeşitli eksikliklerine rağmen piyasada gözle görülür bir artış olacağı kesin.

 

 

55473

 

 

 

 

Ancak bunun için PR, reklam, mülkiyet ve imar sıkıntılarının ivedilikle aşılması şart.

İstanbul her zaman söylenen gibi dünyanın en güzel kenti, gönlümüzün başkenti. HavvAda ise İstanbulun hemen yanı başında olacak; İstanbula değer katacak.

Yıllık kapasitesi 140 milyon olarak planlanan yeni havaalanının hemen yanında, 3. Otoyola komşu, İstanbulun kuzeyinde sahile 3 km. mesafede bir ada.

 

istanbul-havvada-dror

 

 

 

 

 

 

 

3 km çapındaki ada 7 tepeden oluşuyor, yalnız merkezdeki tepe aşağıya doğru. Yemyeşil, din, dil, ırk ayrımı yok.

Altın Çağa yakışır bir yerleşim yeri olacak. 300 bin nüfuslu, 230  400 metre arasında değişen 6 adet tepeden oluşan projenin maliyeti ise yaklaşık 30 milyar dolar.

SON OLARAK ÜLKEMİZİN GAYRİMENKUL VE İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN DAHA İYİ ŞARTLARA KAVUŞMASI, GELİŞMESİ VE DEPREME DAYANIKLI YAPILARIN YAPILMASI,  YURT DIŞINDA ÖNEMLİ KONUT PROJELERİNDE YER ALABİLMESİ İÇİN NELER YAPILMALI HANGİ STRATEJİK PLANLAR UYGULANMALIDIR ? 
Yurtdışı sermaye girişinin önünün açılması, yurtdışı kaynaklı projeler geliştirilmesi gerekmektedir.Bununla birlikte PR çalışmalarına önem verilmeli ve projelere imaj oluşturulmalıdır.
Böylelikle yabancıların ilgisi çekilecek ve hali hazırda yurtiçine bulunan arz fazlasının eritilmesi ve yeni projelerin önünün açılması sağlanacaktır.
Kötü örnekleri yanlış uygulamalar yapmamalıyız.Örneğin, İETT arazisinin Mahdum’a satışından tutun da Katarlılara satılan yerin emsal değerinin sonradan düşürülmesine kadar söz konusu handikaplar, yabancılar nezdinde güven sarsıyor. Dolayısıyla yabancı yatırımcı için güven ortamını sağlamak gerekiyor.
Sektörü çok yakından ilgilendiren bir konu da üzüncü köprü.Üçüncü köprü 1/100000’lik imar planına işli değil. Üçüncü köprüde otobanın nereden geçeceği bile belli değil.
Diyelim ki İngiltere merkezli bir fon var, bu Türkiye’ye giriş yapmak istiyor.
Ama imar planı belirsizken bunu nasıl yapar, belirsizlik sermayeyi kaçırır.
Bunlara dikkat etmemiz gerekiyor.
KÜLTÜR SANAT TURİZM 
kst logo

 

Share Button